İstanbul Üniversitesi
Research Laboratories Information System
Institute Citation
Summary Language
  • All
  • Türkçe
  • English



Thesis
Citation : Aksu, Nazlı Gamze. Servetin oluşumunda ve yaygınlaştırılmasında menkul kıymetler borsası / Nazlı Gamze Aksu ; dnş. Arif Yavuz. xii, 113 y. --Yüksek Lisans Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2010. (IUMK Yer No : 46228 )

Summary : ÖZET "Yirminci yüzyılın sonlarına kadar çok ortaklı anonim şirketler ve sermaye piyasaları hakkında sayısız kitap ve makale yazılmıştır. Bu tür çalışmalar halkın tasarruflarının yönlendirilmesinde bugüne kadar önemli işlevlere sahip olmuştur. Ancak ne var ki, 2008 küresel dünya krizi ile ABD sermaye piyasalarında hırslı para kazancı yüzünden özellikle de toksinli kâğıtlar olarak adlandırılan fonların yönetiminde artık işlerin iyi gitmediği görülmüştür. Bu durum, Batılı kapitalist ekonomiye zarar vererek, sistemin yeniden yargılanmasına yol açmıştır. Ancak sistemin hatasının nerede olduğu tartışılırken, yine birçok akademisyen ve yazar önemli bir meseleyi atlamıştır. Atlandığı düşünülen bu önemli konu "servetin oluşumu ve yaygınlaştırılması politikalarında sermaye piyasası ve menkul kıymetler borsasının yeri ve rolü" olmuştur. Bu bağlamda, bu çalışmada servetin oluşumu ve yaygınlaştırılmasında menkul kıymetler borsasının rolü ve önemi incelenmeye çalışılmıştır. Konu ile ilgili çeşitli kaynaklar, akademik çalışmalar, resmi araştırma sonuçları ve ilgili göstergeler araştırılmıştır. Bu doğrultuda, öncelikle toplumda gelir ve dağılımının yol açtığı tasarrufların, anonim şirketlere sermaye piyasası ve menkul kıymetler borsaları vasıtasıyla Amerika ve Avrupa kıtalarında nasıl değerlendirildiği ve tarihi süreç içerisinde gösterdiği gelişim hakkında bilgiler verilmiştir. Sermaye piyasalarının bir yandan bankalara alternatif olarak gelişip, şirketlerin öz finansman aracı olduğu, diğer yandan da servetin kitlelere yayılmasını sağlamak amacıyla "Halk Kapitalizmi" adı ile yola çıktığı bilinmektedir. Bu çalışmada sermaye piyasasının menkul kıymetler borsaları aracılığı ile bu amacı ne dereceye kadar sağladığı açıklanmaya çalışılmıştır. Henüz çok ortaklı anonim şirketlerin, sermaye piyasası ve menkul kıymetler borsasının daha başlarında sayılan Türkiye için dersler çıkarılması bu çalışmanın başlıca amacıdır. Sonuç olarak, çalışmanın elde ettiği bilgiler ışığında, menkul kıymetler borsasının, servetin oluşum ve yayılım süreçlerinde belli rollere sahip olduğu bir gerçektir. Ancak piyasada yaygınlaştırılması düşünülen hisselerin çoğunluğunun iv giderek fonlar şeklinde belli bir azınlık elinde toplanmaya devam ettiği ve şirketlerin halka açılmasına rağmen yönetimi ve kontrolünün de temelde yine bu azınlığın elinde bulunduğu görülmüştür."

Institute : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZLERİ 2010

Citation : Soltobaeva, Gülzada. Investigation of the Pb(2+) removal from wastewaters by weak acidic cation exchanger resin / Gülzada Soltobaeva ; adv. İlda Vergili. xiv, 119 p. --Master's Thesis.-- Istanbul University Institute of Sciences, 2011. (IULC Call Number : 48127 )

Summary : ABSTRACT "In this study, lead (Pb2+) removal from synthetic wastewater by weak acidic ion exchange resin was investigated. The study was composed of three sections. In the first section, effects of different initial lead concentrations (C0), pH, temperature (T), time (t) and ion exchange resin amounts (m) were examined. The optimum conditions were determined as pH=5, t=360 min., m = 0.05 g for lead removal. Ion exchange mechanism at various conditions were observed using isotherm, kinetic and thermodynamic models. The better correlation was found as Koble-Corrigan isotherm model. Effects of temperature and initial lead concentration on the reaction and diffusion kinetics were modelled separately. The higher R2 (0.991?0.9998), lower % ? (1.2?4.2) and closer values of qexp and qcal showed that the data fitted well with pseudo second order model among the reaction based kinetic models. The intraparticle diffusion, and pore and surface mass diffusion models were determined as the most suitable diffusion models in the investigation of initial lead concentration and temperature effects, respectively. In the second section of study, column studies with different flow rates and regeneration studies were performed. It was reached to breakthrough point at 35033 BV and 23805 BV for the flow rate of 3 m/h and 5 m/h, respectively. The capacity loss was found as approximately 28% for both flow rates. In the third section of the study, FT-IR (Fourier Transform Infrared) spectra and ESEM (Environmental Scanning Electron Microscopy) images were used to determine the interaction between the ion exchange resin and Pb(2+) ions, and to investigation of microsurface of the resins, respectively. Finally, it can be concluded that ion exchange process with weak acidic ion exchangers is technically feasible for lead removal especially at low concentrations. Column studies revealed that weak acidic ion exchangers can be used after regeneration repeatedly with low capacity losses."

Institute : ISTANBUL UNIVERSITY INSTITUTE OF SCIENCES MASTER'S THESIS 2011

Citation : Demirboğan, Burcu. Çevribilimde disiplinlerarasılık ve Türkiye yansımaları / Burcu Demirboğan, dnş. Mine Yazıcı. xi, 195 y. --Yüksek Lisans Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011. (IUMK Yer No : 48565 )

Summary : ÖZET "Bu çalışmada her alanda olduğu gibi çeviribilim alanında da yaşanan gelişmelerin içerik, biçim ve kuramsal açıdan farklı disiplinlerin kuramsal çerçevesinden beslendiği düşüncesinden yola çıkılmış ve bu bağlamda son dönemde sıkça adından söz edilen "disiplinlerarasılık" kavramı odağa alınmıştır. Bu tezin amacı çeviriden çeviribilime giden yolda yaşanan kuramsal birikim çerçevesince disiplinlerarası bir bilim dalı olarak çeviribilimi irdelemek ve özerk bir bilim dalı olarak bu disiplinin Türkiye'deki durumunu sorgulamaktır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'nin çeviribilim alanında ilk hakemli dergisi olan "Çeviribilim ve Uygulamaları Dergileri" bütünce olarak seçilmiş, elde edilen veriler değerlendirilmeye ve disiplinlerarasılık gerçeğinin Türkiye boyutu bilimsel verilerle tartışılmaya çalışılmıştır."

Institute : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZLERİ 2011

Citation : Kocadaglı, Aylin Yaman. Kalkan - Kumluca arasında kıyı alanları kullanımı ve sorunları / Aylin Yaman Kocadağlı ; dnş. Orhan Gürbüz. xvii, 530 y. --Doktora Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2012. (IUMK Yer No : 49957)

Summary : ÖZET Kıyı alanları, ekonomik ve toplumsal özelliklerin çeşitlendiği, buna bağlı olarak kullanım yoğunluğunun arttığı alanlardır. Bu çalışmada, ülkemizin güneybatısında yer alan Kalkan-Kumluca arasındaki kıyı alanları ele alınmıştır. Araştırmamızda kıyı alanı kavramı, denizle karanın birleştiği noktada ince bir şerit olarak algılanmamış, denizden karaya doğru birbirini etkileyen dinamik etkileşimler ağı bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Belirtilen çerçevede, Kalkan-Kumluca arası kıyı alanları kullanımı ve bu kullanımlardan kaynaklanan sorunlar coğrafi bakış açısı altında incelenmiştir. Mekânsal kullanımların doğal ortam potansiyelleriyle yakından ilişkili olduğu gözönünde bulundurularak, öncelikle sahanın doğal ortam özellikleri ele alınmıştır. Sahadaki mekânsal kullanımların türü, dağılışı ve yoğunluğu doğal ortam şartlarına göre şekillenmiştir. Doğal ortam şartlarının maksimum fayda sağladığı kesimlerde mekânsal kullanımlar yoğunlaşırken; optimumdan uzaklaştıkça kullanım yoğunluğu ve çeşitliliği azalmaktadır. Nüfus ve arazi kullanımlarının belirli kesimlerde yoğunlaşması ise, mekân üzerindeki baskıları arttırmakta ve çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Araştırma sahasında yerleşme, tarım, turizm, ulaşım, ticaret ve sanayi amaçlı kullanım türleri dağılış, nedensellik ve karşılıklı ilişki çerçevesinde ele alınmıştır. Son 50 yıl içerisinde sahanın ekonomik yapısında meydana gelen değişim, nüfusun dağılışı ve miktarını, arazi kullanımlarının türü ve dağılışını derinden etkilemiştir. Kıyı ovalarında tarımsal faaliyetlerin, Kalkan ve Kaş şehirlerinde turizm faaliyetlerinin ticari bir boyut kazanması, sahanın beşeri peyzajında önemli değişikliklere neden olmuştur. Değişen şartlar mekân üzerindeki kullanım baskısını arttırmıştır. Doğal ortam şartlarından kaynaklanan bazı zorluklar yanında, sahadaki sorunların temelinde insanın doğaya yanlış müdahalesi yatmaktadır. Araştırma sahası gerek tarım gerekse turizm faaliyetleri açısından ülke ekonomisinde çok önemli bir yere sahiptir. Seracılık, turunçgil yetiştiriciliği ve deniz turizmiyle markalaşan sahada, mevcut potansiyellerin sürdürülebilir kullanımı için planlı ve çevreye duyarlı bir kullanım anlayışının hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Institute : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZLERİ 2012

Citation : Aktan, Gülşah. İdiopatik erkek infertilitesinde oksidatif hasar göstergelerinin sperm ve seminal plazmada incelenmesi / Gülşah Aktan ; dnş. Necla Koçak Toker. xii, 59 y. --Doktora Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2012. (IUMK Yer No : 49156 )

Summary : ÖZET "İnfertilite tüm toplumlarda görülen bir sorundur. Erkekte infertilite sebebinin bilinmediği olgulara idiopatik infertilite adı verilmektedir. Semen analiz sonuçları fertil kişilere benzer olan bu erkeklerde sperm disfonksiyonu olduğu ileri sürülmektedir. Bu durumun altında yatan mekanizmanın normalin üzerinde üretilen aktif oksijen türlerinin (ROS) yol açtığı oksidatif stres olduğu belirtilmektedir. Bu sebeple bu çalışmada normozoospermik idiopatik i n fert i 1 erkeklerde oksidatif süreci tanımlayan çeşitli parametreleri sperm ve seminal plazmada inceleyip, bu sonuçları normozoospermik fertil erkeklerin değerleri ile karşılaştırarak oksidatif sürecin rolünü saptamak istedik. Çalışmaya İstanbul Tıp Fakültesi Androloji polikliniğine infertilite şikayeti ile başvuran 28 idiopatik infcrtil hasta ve 14 fertil erkek alındı. Semen analizi Dünya Sağlık Örgütü (W110) kılavuzuna göre yapıldı. Spermde DNA fragmantasyonu TÜNEL testi ile ROS varlığı da 2',7'-diklorodihidrofloresein diasetat (DCFFL-DA) boyası kullanılarak saptandı. Seminal plazmada malondialdehit (MDA), total tiyol (SU), nitrotirozin (NT), protein karbonil (PK) ve 8-hidroksi-2'-deoksiguanoz.in (8-OFldG) düzeyleri ölçüldü. Kontrol grubu ile infeılil grubun rutin semen analizi sonuçları birbirine benzer bulundu. İnfcrtil grubun seminal plazmalarında MDA, PK ve NT düzeyleri anlamlı olarak artmış bulundu. Spermde saptanan DNA kırık yüzdesi ve ROS miktarı hasta grubunun sonuçlan kontrol grubuyla kıyaslandığında anlamlı olarak yüksek bulundu. Sperm DNA kırık düzeyleri ile seminal plazma MDA, NT ve PK düzeyleri arasında ve sperm ROS düzeyleri ile seminal plazma MDA düzeyleri arasında anlamlı korelasyonlar saptandı. Sonuç olarak çalışmamıza katılan idiopatik infcrtil erkeklerin spermlerinde saptanan yüksek orandaki DNA kırığı ve ROS düzeyi, spermlerinin yoğun oksidatif stres içinde okluğunu ve buna bağlı olarak hasarlı DNA taşıdıklarını göstermektedir. Seminal sıvıda görülen artmış oksidasyon parametreleri de bu stresle baş edilemediğini ortaya koymaktadır. "

Institute : SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZLERİ 2012

Citation : Özbek, Mehmet. Kral Lear - özelinde Shakespeare tragedyasının sinematografik izdüşümü (Akira Kurosawa - ran örneklemi) / Mehmet Özbek ; dnş. Şükrü Sim. viii , 116 y. --Yüksek Lisans Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011. (IUMK Yer No : 47754 )

Summary : ÖZET "Çalışma; İngiliz yazar, şair William Shakespeare'in "Kral Lear" tragedyasının metin çözümlemesinden yola çıkılarak, Akira Kurosawa'nın "Ran" filmi örneklemi merkezinde ele alınmıştır. Çalışmada; başat olarak uyarlamanın karakterizasyon merkezli çözümlemesi üzerinde durulmuştur. Ayrıca çalışma "Ran" örnekleminin hangi uyarlama sınıflandırması dahilinde yer aldığı üzerinde sonuç belirtmektedir. Bu çözümleme ile "teatral olan metin" ve "sinemaya uyarlanmış biçim" arasındaki benzerliklerin ve ayrımların, "Ran" filmi özelinde, filme yansıtılan oyun karakterleri kaynak alınarak ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Çalışmada Brian Parker, Ann Thompson ve Jan Kott gibi ünlü Shakespeare ve sinema araştırmacılarının düşünceleri doğrultusunda, filmden fotoğraflara da yer verilerek sonuca ulaşılmıştır. Ayrıca çalışma ile "Ran" filmi örneklemi dahilinde, Shakespeare metni ve sinema arasında kurulan bağın, Türkçedeki sinema ve tiyatro yayınlarına ek kaynak oluşturulması düşünülmüştür."

Institute : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZLERİ 2011

Citation : Yalçınkaya, M. Serhat. Turkey ground survey reports; encountered problems and solution suggestions / M. Serhat Yalçınkaya ; adv. Eşref Yalçınkaya. xii, 134 p. --Master's Thesis.-- Istanbul University Institute of Sciences, 2011. (IULC Call Number : 48396 )

Summary : ABSTRACT "As it is known, Turkey is one of the most active seismic zones in the world. Almost every year we face medium and large-scale earthquakes that cause serious loss of life and property. For this reason, the attempts made to reduce earthquake losses are of great importance. One of the most important pillars of these initiatives is to increase the quality and functionality of ground surveys. This study aims to investigate the problems encountered in ground surveys and to submit the solution suggestions for the problems. Accordingly, first the concept of ground survey and the types of ground survey are issued. The historical development of ground surveys and the legal processes are examined in accordance with the concept of disaster. Ground survey regulation in use today is investigated further. It is discussed which ground surveys should cover the works of field, experiment and office. Research results and solutions to problems that we encountered in ground surveys are grouped under five headings; 1. The problems encountered for the data collection phase and solution suggestions 2. The problems arising from detection of soil issues and solution suggestions 3. The problems arising from regulation and circulars and solution suggestions 4. The problems arising from interpretation and report writing and solution suggestions 5. The problems arising from inspection solution suggestions In addition, this study includes sample practices which constitute the encountered problems. It is discussed the examples for the case of incorrect and incomplete ground surveys. All of these implementations consist of the problems that we have encountered and suggested a solution."

Institute : ISTANBUL UNIVERSITY INSTITUTE OF SCIENCES MASTER'S THESIS 2011

Citation : Sayın, Hüdayi. Uluslararası hukuk ve türk hukuku bakımından göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, cinsel sömürü suçları ve bunlarla mücadelede uluslararası işbirliği : 2 cilt / Hüdayi Sayın ; dnş. Rauf Versan. 2 c. (612 y.) --Doktora Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2010. (IUMK Yer No : 45672 )

Summary : ÖZET "Göç, insanlık tarihinin en önemli sorunlarından birisi olarak yaşadığımız yüzyıla damgasını vurdu. Soğuk savaş sonrası göç, kadınlaşma, kayıt dışı sektörlerde istihdam ve yasadışılaşma eğilimi gösterirken, ll Eylül saldırıları, artık küresel bir nitelik kazanan göçü, ulus devletlerin en önemli sorununa dönüştürdü. Araştırmada, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti ve fuhuş kavramları, tarihsel gelişimleri tartışıldı. Göç tipolojileri, göçün küreselleşerek, uluslararası bir güvenlik sorunu haline gelmesi çerçevesinde göç güzergahlarında gerçekleştirilen insanların yasadışı sınır aşmalarının örgütlenmesi olan göçmen kaçakçılığı araştırıldı. İnsan ticaretinin çeşitleri, suçun evreleri, aktörleri yanında fuhuş siyasaları, sektörün temel özellikleri, formları ve organizasyon yapıları ile birlikte kriminolojik perspektiften değerlendirilmesi yapıldı. Her üç olgunun, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği düzleminde uluslararası belgeler çerçevesinde ve yeni Türk Ceza Yasası karşısında durumları ve insanın sömürüsünün bu üç çeşidiyle mücadele eden ulusal kolluk güçlerinin uluslararası işbirliği mekanizmaları incelendi. Araştırmanın teorik çerçevesinin oluşturulması sonrası, İstanbul'da polis birimlerinde sınır dışı edilmek üzere bekletilen her üç sömürü türü mağdurları ile derinlemesine mülakatlar yapıldı. Bu mülakatlardan elde edilen veriler, istatistiki değerlendirmeye tabi tutulup, göçmenlerin öyküleri eşliğinde analizleri yapıldı. Türkiye, göçmenler açısından artık hedef ülke konumuna gelmiştir. Ülkemize gelen göçmenlerin çoğunluğu kadındır ve iş piyasaları, kayıtdışı çalışacak göçmen emeğine ihtiyaç duymaktadır. Kadınlar fuhuş ve bakıcılık, hizmetçilik gibi kayıt dışı sektörlerde yer alarak, cinsellikleri yanında emek sömürüsüne de maruz kalmışlardır. Cinsel sömürü mağduru kadınlar, düşük gelirli, az eğitimli meslek sahibi olmayan arasında yoğunlaşmış ve ekonomik bir tercihte bulunarak, elde edecekleri yüksek ücretler karşılığında fuhşa rıza göstermişlerdir. Göçmen kadınların içinde yer aldıkları fuhuş ekonomisi derinlemesine analiz yapılmasını gerektirecek boyutlara erişmiştir. "

Institute : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZLERİ 2010

Citation : Alaç, Elif Seçkin. Detection of painting tissue il-1 beta antibody, il-1 receptor2 antibody and tnf-alfa antibody in vulvar vestibulitis phenomenons with immunohistochemistry method. / Elif Seçkin Alaç ; adv. Süleyman Engin Akhan. viii, 48 p. --Thesis of Specialisation.-- Istanbul University Faculty of Medicine, 2011. (IUCL Call Number : 50369 )

Summary : ABSTRACT Detection of painting tissue IL-1 beta antibody, IL-1 receptor2 antibody and TNF-alfa antibody in vulvar vestibulitis phenomenons with immunohistochemistry method. AİM: In our study , we purpose to detect and compare painting levels of IL-1 antibody, IL-1 beta receptor antibody and TNF-alfa antibody in healthy group and patients with vulvar vestibulitis MATERIAL AND METHOD: After getting ethical committee acceptance , 15 patients that had vestıbulectomy because of vulvar vestibulitis diagnosis accepted for the study between February 2011- April 2011 at İstanbul University Medical Faculty Obstetrics and Gynecology department . Control group is composed of 13 reproductive age patients that had back plasty operation at our clinic.Vestibular tissues are painted with immunohistochemical methods and IL-1 beta antıbody, IL-1 receptor2 antıbody and TNF-alfa antıbody painting levels are compared. FINDINGS: When we looked for TNF-alfa levels ,TNF-alfa (+) ratio was detected meaningful high in vulvar vestibulitis patients .When vestscor values were considered, TNF -alfa was statisticly meaningful (+) in the patients with high vestscor values. When we checked the IL-1 levels ,IL-1 (+) ratio was statisticly meaningless in vulvar vestibulitis patients. But, when the vestscor values was considered , in the patients with high vestscore levels IL-1 pozitiveness ratio was found statisticly meaningful. When we checked the IL-1beta levels ,IL-1 beta (+) ratio was statisticly meaningless in vulvar vestibulitis patients. But, when the vestscor values was considered , in the patients with high vestscore levels IL-1beta pozitiveness ratio was found statisticly meaningful. RESULT: In the diagnosis of VVS , detecting TNF-alfa,IL-1 and IL-1beta in the vestibuler tissue is helpful with clinical observation. More researchs and publications with more patients and control groups are needed for using TNF-alfa , IL-1 beta and IL-1 as markers of VVS

Institute : FACULTY OF MEDICINE THESIS SPECIALISATION 2011

Citation : Çaylı, Pınar. Güvercinkayası 14 numaralı evin çanak çömlek verilerinden yola çıkarak yerleşme düzeni ve toplumsal yapılanmanın değerlendirilmesi / Pınar Çaylı ; dnş. F. Sevil Gülçur. xiv, 168, [56] y. --Yüksek Lisans Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2009. (IUMK Yer No : 44541 )

Summary : ÖZET Bu çalışmanın amacı, 14 Numaralı Ev'in yerleşme düzeni ve sosyal yapılanma açısından, Güvercinkayası içindeki önemini sorgulamaktadır. M.Ö. 6. Binin sonlarına 5. Binin başlarına tarihlenen yerleşme, Orta Anadolu Bölgesi'nde Batı Kapadokya'da yer almaktadır. Buluntu alanı, çifte savunma duvarıyla, aşağı yerleşme ve iç kale olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İç savunma hattı, 13 ve 14 Numaralı Evler'in de bulunduğu yerleşmenin en yüksek bölümünde yer alan konutlarla, sur duvarına doğudan bitişen çifte siloyu da koruma altına almıştır. 14 Numaralı konutta, özellikle kiler bölümünde ele geçen çok sayıda depo kabı ve 13 Numaralı Ev'de bulunan silolar, yönetici bir sınıfın varlığına işaret edebileceği gibi, artı ürün idaresine geçilmesiyle sosyal yapılanmada da değişime gidildiğinin habercisi olarak algılanabilmektedir. Bu bağlamda Gülçur, Güvercinkayası'nı bir anlamda "Kale Kent" modelinin öncüsü olarak görmek istemektedir. Hiç kuşkusuz, yerleşme içi fiziki ve sosyal düzenin tanımlanması, çevreden edinilen diğer verilerin de katkısıyla bölgesel yerleşme düzenini ve kentleşme öncesi Orta Anadolu'nun sosyo-ekonomik ve politik devinimlerini anlamada yardımcı olacaktır.

Institute : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZLERİ 2009

Citation : Darcan, Özge Hasdemir. Technology and material used in the teaching of Spanish as a second language / Özge Hasdemir Darcan ; adv. María Jesús Horta Sanz. xviii, 178 p. --Master's Thesis.-- Istanbul University Institute of Social Sciences, 2012. (IUCL Call Number : 50067 )

Summary : ABSTRACT This work titled as "Technology and material used in the teaching of Spanish as a second foreign language" consist two phases. The first phase, explanation by the scientific method of technology and material types applicable in education cover the methods of use. Within this scope, the method and examples in the process between preparation of teaching materials and evaluation are explained. The material and subject sampling which could set an example in the process of preparing the material which is the basis of the language learning., This study takes the form of a study that may guide in education via materials and subject sampling that may be example for material preparing process which the basis of language acquisition, the definition of visual and audio materials, the use of computers and the internet course materials. In these samplings, it has been showed how to go through the process of assessment, the evaluation practices and also in this process, the methods and procedures which should be followed while the students are being given feedback. The second stage of my work consists of surveys and statistical data. A survey is applied to the students and Spanish teachers who teach in primary and secondary schools and the effect of using of technology for the learning of the subject is determined by two stages. The first test is evaluated after the topic is done with the traditional methods, the other test is applied after doing the same issue with the use of technology materials and the results are finalized as statistical data. According to these results, the positive effects of use of technology to the learning rate were observed. In summary, purpose of my work is to contribute to the development of the subject by presenting with descriptive and statistical data of the diversity and support for learning offered by technology and material products.

Institute : INSTITUTE OF SOCIAL SCIENCES MASTER'S THESIS 2012

Citation : Arslan, Emel. Hücresel sinir ağı sistemleri kullanarak hareketli nesnelerin görüntü işleme uygulamaları / Emel Arslan ; dnş. Sabri Arık. xiv, 123 y. --Doktora Tezi.-- İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2010. (IUMK Yer No : 47262 )

Summary : ÖZET "Uygulama alanı gün geçtikçe artan görüntü i!leme, sayısal görüntülerin giri! olarak alınıp amaca yönelik işlemlerden geçirilerek özelliklerinin belirlenmesi ve belirlenen bu özellikler kullanılarak görüntünün de#i!tirilmesi çalı!malarını ifade etmek için kullanılan genel bir tanımdır. Burada sözü edilen sayısal görüntüler yapay olabileceği gibi gerçek görüntülerin kaydedilip elektronik ortamda sayısal görüntü haline dönü!türülmesiyle de elde edilmi! olabilirler. Görüntünün sayısal hale dönüşmüş olması bilgisayar ortamında i!lenebilmesi açısından önemlidir. Bir görüntünün sayısal görüntü haline dönü!türülmesi demek bir matris ile temsil edilmesi anlamına gelmektedir. Savunma, güvenlik, sa#lık ve imalat sanayii gibi çe!itli alanlarda ihtiyaç duyulan görüntü i!leme uygulamalarının i!lem yükü oldukça fazladır. Gerçek zamanlı görüntü i!leme yapılabilmesi için ise çok hızlı sistemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Son yıllarda tasarlanan paralel i!lem yapabilen analog i!lemciler klasik sayısal i!lemcilere göre hız konusunda oldukça önemli avantajlara sahiptir. Hücresel Sinir A#ı Çok Fonksiyonlu Makine mimarisinin temelini de bu analog i!lemciler olu!turmaktadır. Bu tez kapsamında bir Hücresel Sinir Ağı Çok Fonksiyonlu Makine olan Bi-i Hücresel görü sistemi incelenerek bu sistem üzerinde hareketli görüntü i!leme uygulamaları geli!tirilmi!tir. Bi-i Hücresel görü sistemi, Analog Hücresel Sinir A#ları (HSA) tabanlı ve ACE16k olarak isimlendirilen bir i!lemci ve DSP olarak isimlendirilen Sayısal işaret işlemcisi olmak üzere iki i!lemci içermektedir. Bu sistem gerçek zamanlı görüntü i!leme uygulamaları gerçekle!tirmek için tasarlanan hızlı, kompakt ve ba#ımsız görüntü i!leme sistemidir. Bu tez çalı!masında Bi-i Hücresel Görü sistemi üzerinde hareketli görüntü i!leme konusunda çe!itli uygulamalar geli!tirilmi!tir. Bu uygulamaların ilki Prewitt ve Canny kenar belirleme yöntemlerinin Bi-i Hücresel Görü Sistemi ile Matlab motoru kullanılarak gerçeklenmesi ve iki yöntemin sonuçlarının kar!ıla!tırılması çalı!masıdır. Çalı!ma sonunda elde edilen sonuçlar Canny yönteminin görsel açıdan çok daha ba!arılı oldu#unu ve Bi-i Hücresel Görü Sisteminin Matlab motoru ile oldukça uyumlu çalı!tı#ını göstermektedir. ""kinci uygulamamızda ise Bi-i Hücresel Görü Sistemi üzerinde Edge, Edge8 ve Sobel kenar belirleme teknikleri uygulanmı! ve sonuçları de#erlendirilmi!tir. Üçüncü uygulama olarak yine Bi-i Görü Sistemi üzerinde hareketli bir görüntüdeki nesnelerin tespiti ve bu nesnelerin özelliklerinin belirlenmesi uygulaması gerçekle!tirilmi!tir. Bu uygulamadan yola çıkılarak geli!tirilen bir ba!ka uygulama ise tespit edilen nesnenin sınırları içine ta!an di#er nesne kalıntılarının temizlenmesi xii uygulamasıdır. Bu uygulamanın morfolojik i!lemler adımı hem ACE16k hem de DSP i!lemci üzerinde ayrı ayrı uygulanmı!tır. Elde edilen sonuçlar kar!ıla!tırıldı#ında ACE16k i!lemcisinin hız bakımından avantaj sa#ladı#ı gözlenmi!tir. Bir di#er uygulama da bir hareketli görüntü içinde belirlenen bir nesnenin hareketli görüntüden çıkarılması uygulamasıdır. Bu uygulamada da yine ACE16k ve DSP i!lemciler kullanılmı! ve ACE16k `in hız bakımından sa#ladı#ı avantaj ortaya konulmu!tur. Son olarak hareketli görüntü içindeki hareketli nesnelerin izledikleri yolu çizen bir uygulama geli!tirilmi!tir. Söz konusu uygulama da etkile!imli olarak çalı!an ACE16k ve DSP i!lemcileri üzerinde çalı!maktadır. Bu uygulama Bi-i görü sisteminin hedef takip uygulamaları için de etkin !ekilde kullanılabilece#ini göstermektedir. Bu uygulamalar için geli!tirilen algoritmalar analog sistemler üzerinde gerçekle!tirilerek elde edilen deneysel sonuçlar bu sistemlerin hareketli görüntü i!leme uygulamaları geli!tirmede çok uygun birer platform oldu#unu göstermektedir. Bununla birlikte elde edilen deneysel sonuçlar, geli!tirilen nesnenin kalıntılardan temizlenmesi, bir nesnenin hareketli bir görüntüden silinmesi algoritmalarının etkinli#ini de ispatlamı!tır."

Institute : FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZLERİ 2010

Citation : Hatırnaz Ng, Özden. T. hücreli akut lenfloblastik lösemide genom boyu anlatım analizleri / Özden Hatırnaz Ng ; dnş.Uğur Özbek. xvıı, 129 p. --PhD Dissertation.-- Istanbul University Institute of Medical Sciences, 2012. (IUCL Call Number : 49022)

Summary : ABSTRACT T-cell acute lymphoblastic leukemia (T-ALL), is a severe disease that occurs in the malignant transformation of T-cells in the thymus. Among ali childhood leukemias 15% is T-ALL and ıs treated with high-risk protocols. The studies so far shovved that the chromosomal translacations that is broadly deteeted in B-cell leukemia can not be deteeted in T-ALL, but the genes that are iırvolved in T-cell receptor signaling show molecular abberations. Moreover many signalling pathways were shown to play a role in te pathogenesis of T-ALL. The studies that are held in our department reveal that T- ALL patients ot our population show a ditferent molecular background than otlıer populations. These results led us to identify exprcssion profiles of our T-ALL patients. Tluıs we studied 31 T-ALL chilhood patients with whole genome expression arrays. İn addition to some well known targets a new target has becn identifıed in the patient group wıth a high WNT signaling profile. A TGF-fî pathway regülatör SnoN/SKIL gene was found to be up regulated, in patients with aetive WNT signaling. Moreover when the ali T-ALL samples were compared with control thymocytes, SnoN/SKIL gene was down regulated. Quantitative Real lime PCR and protein analysis also confırmed this down regulation in a larger patient group (n=72). This deregulation in TGF-fi pathway might inhibit T-cell development in ditferent stages and lcad to malignant transformation.

Institute : INSTITUTE MEDICAL SCIENCES PhD DISSERTATIONS 2012

Citation : Dokumacı, Mustafa. Accounting and financial reporting of emission trade / Mustafa Dokumacı ; adv. Fatih Yılmaz. xiii, 83 p. --Master's Thesis.-- Istanbul University Institute of Social Sciences, 2010. (IUCL Call Number : 45593 )

Summary : ABSTRACT "Use of fossil fuels in the energy sector is the prime contributor for greenhouse gas emissions, thus global warming. With the current pace of global warming, many major cities are estimated to be covered by the sea in near future. Kyoto Protocol, signed by many countries under United Nations Framework Convention on Climate Change, brought up ""Emission Trading Mechanism"" to reduce greenhouse gas emissions. Multiple authorities implement this mechanism to give opportunity of inter-company exchange of emission permits. Various opinions were mentioned about accounting and financial reporting of inter-company exchange of emission permits but accounting standards developers could not reach consensus yet. In this study, various opinions are examined shedding light on weak and strong sides and suggestions for optimization are presented. "

Institute : INSTITUTE OF SOCIAL SCIENCES MASTER'S THESIS 2010

Citation : Gök, Özlem. Investigation of ABCG5 and ABCG8 gene polymorphisms in type 2 diabetes mellitus / Özlem Gök ; adv. H. Arzu Ergen. xi, 76 p. --Master's Thesis.-- Istanbul University Institute of Medical Sciences, 2011. (IUCL Call Number : 47840)

Summary : ABSTRACT "Diabetes mellitus is a metabolic disease which is mostly originated from the lack of insulin production in the body, its inadequate production that can not fulfil the whole need of the body or the inefficiency of the produced insulin. Dislipidemia can also accompany to the physiopathology of this disease. ABCG5 and ABCG8 membrane proteins are two important genes belonging to ABC transporter family take charge in sterol transportation from the bile and intestinal. In this study, the association between diabetes and lipid levels of ABCG5 (Gln604Glu) ve ABCG8 (Tyr54Cys) gene polymorphisms has been investigated and the frequencies of genotype and allel has been found using PCR-RFLP techniques in 80 type 2 diabetic patiens and 73 healthy controls. The probability of carrying ABCG8 Tyr54Cys wild type AA genotype is found to be significantly higher in diabetic patients compared to the controls (p:0,001). On the other side, the probability of having AG genotype and G allel are found to be higher in controls (p:0,001). Upon comparing the working groups regarding to ABCG5 Gln604Glu polymorphism, it is obvious to see that the rate of having mutant GG genotype (p:0,031) and C allel (p:0,031) are considerably higher in diabetic patients compared to controls (p:0,031), rates of having CC genotype (p:0,003) and G allel (p:0,003) are higher controls than patients. In working groups, it was not confirmed that there is an effect of both two polymorphisms over lipid levels. Our study reveals the first data about the ABCG5 Gln604Glu and ABCG8 Tyr54Cys gene polymorphisms in diabetic Turkish people and we believe that this study will play a pioneering role for the next studies."

Institute : INSTITUTE MEDICAL SCIENCES MASTER'S THESIS 2011



© 2019 İstanbul Üniversitesi
Bilgi İşlem Daire Başkanlığı